Destan (3 Adet)
Destanımızın adı : Mustafa Çolak
Cinav tepesinde kuşlar ötmesun
Senden sonra hiç bir meyve bitmesun
Evde yoksen gençler eve gitmesun
Genç yaşuni yaşamadun yanarum.
Köyün sularından daha içemez
İsmailun kapisinden geçemez
Derdi olsa hiç kimseye açamaz
Genç yaşuni yaşamadun yanarum
Sağ gittun kapiye cenazen geldi
Seven sevmeyen evune doldi
Baharunda azrail canuni aldi
Genç yaşuni yaşamadun yanarum
Sabah namazinde ezan okunur
Annen gelur yatağune bakınur
Oğlum yoktur deyi ağlar yakınur
Genç yaşuni yaşamadun yanarum
Yaylalara çikmaz kimse kalmadi
Senun dertleruni eller bilmedi
Terk ettun dünyayi yüzün gülmedi
Genç yaşuni yaşamadun yanarum
Cinavun eteği ceylan otaği
Ağır geldi azrailun köteği
Yanyanadur baba oğul yataği
Genç yaşuni yaşamadun yanarum
Yazan : Avni Bakır
Destanımızın Adı : İsmail KABA
Adum İsmaildur soyadum kaba
Gece yarisinde oldi facia
Darbeyi yeyince düştüm sanciya
Bana ağlamayan kime ağlasun
Gece saat iki hertaraf  kara
Annem beni okmeydaninde ara
Doktorlar bulmadi derdume çare
Bana ağlamayan kime ağlasun
Köyümde Hasretim İçtiğim Suya
Akşamdan görmiştum bir fena rüya
Benida biturdi bu fani dünya
Bana ağlamayan kime ağlasun
Okmeydani acilde nekadar kaldum
Dünya hayaline orada daldum
Temelli yavrumdan şimdi ayrildum
Bana ağlamayan kime ağlasun
Hiç beklemezidum kazadur geldun
Daha genç yaşumda benimi buldun
Küçücük gülümü yetim koyverdun
Bana ağlamayan kime ağlasun
Seda kızum sakın unutma beni
Küçükken yetimi koyverdum seni
Kimse aramazsa sen ara beni
Bana ağlamayan kime ağlasun
Gözi yaşli annem ağlarsen bana
Ne deyimda olsun anne ben sana
Demek rizkum yokmiş fani dünyada
Bana ağlamayan kime ağlasun
Köyümden çikali üç sene oldi
Kazada vucudum sarardi soldi
Baba kızum size emanet kaldi
Bana ağlamayan kime ağlasun
Destanumi beni seven dinlesun
Köyüm değil bütün dere inlesun
Bana sebep olan hayir görmesun
Bana ağlamayan kime ağlasun
Dinleyun arkadaş destanum bitti
Bu kadar yazduğum herhalde yetti
Kardeşumuz İsmail toprağa gittti
Rahmet Olsun Sana İsmail Kaba.
Yazan : Avni BAKIR
Rize Fındıklı Beydere Köyü Karşıyaka Mahallesi’nden
Bekiroğlu Muharrem Bakır’ın hastalığa yakalanışı
ve hastalığını anlatan kendisinin kaleme alıp
olayları anlattığı destan niteliği taşıyan yazı dizisi.

 

MUHARREM BAKIR’IN DESTANI

 

Sabahilen yole düştüm yayladen

Açhozliye endum soluk almaden

Yolde hastalandum eve gelmeden

Daha nesip alamadum ne çare.

 

Açhozlide arabaya oturdum

Çantami peşume köye geturdum

Came kapisinde yoli biturdum

Kesildi nefesum kaldum ne çare.

 

Taşköprüden telefonu ettiler

Evde haberini hemen aldiler

Ekizlerum yole karşi geldiler

Dermanum kesildi kaldum ne çare.

 

İsmailun yokuşinde oturdum

Yolun soni geldi orda biturdum

Yavaş yavaş bir taksiye oturdum

Eve çikardiler yandum ne çare.

 

Aldiler taksiye çiktum evume

Oturdum sedire eski yerume

Dizlerum yurumez baktum halume

Kesilmiş kuvvetim gitmez ne çare.

 

Yuruttiler Fundikli’ye endiler

Arhavi’nun yollarine dondiler

Aradiler doktorumu buldiler

Oda derman vermedi ne çare.

 

Çevirdi Rize’ye hemen gönderdi

Kalbum rahatsuzdur rapori verdi

Rize yollarine taksi koyverdi

Yazilen çizilmez yandım ne çare.

 

Rize’de doktori kimler buldiler

Rafet hoca arkadaşım oldiler

Beni yaturupta gönderdiler

Allah’a emanet kaldım ne çare.

 

Cumartesidur koye enmiştum

İlk oğlumun muradiıne gelmiştum

Birdenbire yolde hasta olmiştum

Duğunde nasibum yoktur ne çare.

 

Rize doktorine teslim ettiler

Duğun vardur diye köye gittiler

Ben yaylada idum davet ettiler

Kısmetum yok gidemedum ne çare.

 

Beni bu dünyadan göçti bildiler

Duğuni vazgeçip ertelediler

Duğun vazgeçilmez bilemediler

Yandum ateşlere yandum ne çare.

 

Benum dertlerumi bilemediler

Rize’de bir çare bulamadiler

Acilde refakat edemediler

Garip kaldum o günlere yanarum.

 

Gönderdiler Trabzon’a verdiler

Fakultede bir koğuşe adliler

İlk yardume hemşireler geldiler

Ateşum var yanıyorum ne çare.

 

Arkadaşlar yoklamaya geldiler

Çok ağırdur bu yaşamaz dediler

Herkes yokladiler geri dondiler

Ateşum var yanıyorum ne çare.

 

Ayağum ağirdi dayanamadum

Derin uykulerden uyanamadum

Eve gelsem dedum yol bulamadum

Ateşum var yanıyorum ne çare.

 

Doktorler geldiler haber verdiler

Şimdi ameliyat vardur dediler

Ayağume kara haber verdiler

Çaresi yok soni budur ne çare.

 

Zaman doldu koğuşumdan aldiler

İki kişi bir sedyeye koydiler

Ameliyathane budur dediler

Ayağum kesildi yandum ne çare.

 

Ameliyathaneden çıkardiler

Kesik ayağumi ele verdiler

Yaşar ile Hasan alup gittiler

Kıyameti gördüm yandum ne çare.

 

Ayağumun mezarını kazdiler 

Annem ile bir sıraya dizdiler

Baş ayak taşine neler yazdiler

Bir ayak üstine kaldum ne çare.

 

Hemşireler dört bir yani sardiler

Biçaklari doktorlere verdiler

Hep tıkanmış damarları gördiler

Kıydiler canume kaldum ne çare.

 

Su istedum veremezuz dediler

Meyve suyinden bir yudum verdiler

Doktorler bağırur yasak dediler

Yandi içerlerum yandi ne çare.

 

Bir bardak su bana bulamadiler

İçerlerum yandi bilemediler

Doktorlerden izin alamadiler

Yandi içerlerum yandi ne çare.

 

Hemşireler serumleri taktiler

Allah razi olsun hepsi baktiler

Bu halumi gören benden korktiler 

Yandum ateşlere yandum ne çare.

 

Yaz gelince yayla yoli açilur

Giden ve gitmeyenler yolde seçilur

Yaylanun suyleri gene içilur  

Ben gidemem yaylalarda yikilsun.

 

Çamluk yaylasinde bir evum vardi

Horhatun düzinde konağum kaldi

Benden sonra veran kalsun yaylalar

Bu dunyada bana olanlar oldi.

 

Güneş vursun dağda erisun karlar

Marsisun altinde otlasun avlar

Şinden sonrada kapansum yollar

Ben gidemem yaylalarda yikilsun.

 

Çalikanun poğarinden içemem

Kumarun tepesi kardur geçemem

Ayağum yok kanadum yok uçamam

Ben gidemem veran kalsun yaylalar.

 

Köyden yaylalara selam edeyim

Allah verdi bana kime ne deyim

Tek ayağumle nasil gideyim

Benden sonra yaylalarda yikilsun

 

Horhatun deresi akarda gelur

Benum dertlerumi eller ne bilur

Yaptuğum emeklerun hepisi kalur

Ben gidemem veran kalsun yaylalar.

 

Sığırlerum çalikana gidemez

Çobani yok yollarini bulamaz

Yaylalarda artuk beni tanimaz

Ben gidemem veran kalsun yaylalar.

 

Çatak yaylasinde bağum bostanum

Daha ben gidemem yoktur dermanum

Kapide boyinsun bir çam fidanum

Ben gidemem veran kalsun yaylalar.

 

Çatak yaylasine kimse gitmesun

Benden sonra taş ustinde taş konmasun

Benum siğirlerum köylerde kalsun

Ben gidemem veran kalsun yaylalar

 

Dinleyun kardaşlar yazdum fermanı

Benum dertlerumun yoktur dermani

Açilur yaylalar gelur zamani

Ben gidemem yaylalarda yikilsun.

 

Horhatun göçini yanluz edemem

Kapandum köylerde daha gidemem

İçumden yanarum kimseye demem

Ben gidemem veran kalsun yaylalar

 

Gece gündüz desem dertlerum bitmez

Kalemum olsada kağidum yetmez

Sonunde yaylada kuşlarda ötmez

Ben gidemem veran kalsun yaylalar.

 

Söyleye söyleye sone geturdum

Destanun sonini burda biturdum

Bir ayak ustine kaldum ortudum

Dertlerum var kıyamete yanarum

 

Yazan: Muharrem BAKIR                            

Düzenleyen: Torunu Nuray Beyza BAKIR